Aleksitimi; bireyin kendi duygularını tam olarak anlayamaması, bunları iyi bir şekilde ifade edememesi ve sosyal normlara uygun bir duygu dışavurum davranışı sergileyememesidir. Bu durum bireyin yaşam kalitesini düşürmektedir.
İnsan, yalnızca düşünen bir varlık değil aynı zamanda hisseden bir varlıktır. Duygular; kararlarımızı, ilişkilerimizi ve hayata bakış açımızı şekillendirir. Ancak bazı insanlar duygularını tanımakta, adlandırmakta ve ifade etmekte ciddi güçlük yaşarlar. Psikolojide bu durum aleksitimi ya da halk arasında kullanılan ifadeyle duygu körlüğü olarak tanımlanır.
Aleksitimi kelimesi Yunanca kökenlidir. “a” (yokluk), “lexis” (söz) ve “thymos” (duygu) kelimelerinin birleşmesinden oluşur ve “duygular için kelime bulamama” anlamına gelir. Aleksitimik bireyler çoğu zaman ne hissettiklerini anlamakta zorlanır, duygularını söze dökemez ve çoğu zaman iç dünyalarını ifade etmekte güçlük çekerler.
Ben bu yazımda aleksitiminin ne olduğu, neden ortaya çıktığı, ruhsal bir bozukluk olup olmadığı ve bireyin yaşamını nasıl etkilediği psikolojik ve sosyolojik açıdan ele alınacaktır.
Aleksitimi (Duygu Körlüğü) Nedir?
Aleksitimi, kişinin kendi duygularını tanıma, ayırt etme ve ifade etme becerisinin zayıf olması durumudur. Bu kişiler çoğu zaman duygularını kelimelerle anlatmak yerine bedensel hisler üzerinden ifade eder.
Örneğin;
“Kendimi kötü hissediyorum” yerine
“Göğsüm sıkışıyor”, “midem ağrıyor” gibi ifadeler kullanabilirler.
Aleksitimik bireylerde sık görülen bazı özellikler şunlardır:
Duyguları tanımlamakta zorlanma
Duyguları ifade edememe
Hayal kurma ve içsel düşünme kapasitesinin sınırlı olması
Daha çok mantık odaklı düşünme
Empati kurmakta zorlanma
Bedensel belirtilere aşırı odaklanma
Bu nedenle bazı araştırmacılar aleksitimiyi duygusal farkındalık eksikliği olarak da tanımlar.
Aleksitimi Bir Ruhsal Bozukluk mudur?
Aleksitimi tek başına psikiyatrik bir hastalık olarak sınıflandırılmaz. Daha çok bir kişilik özelliği veya psikolojik durum olarak değerlendirilir.
Ancak birçok ruhsal problemle birlikte görülebilir. Örneğin:
Depresyon
Travma sonrası stres bozukluğu
Anksiyete bozuklukları
Psikosomatik hastalıklar
Bağımlılıklar
Otizm spektrum bozukluğu
Bu nedenle psikoloji literatüründe aleksitimi çoğu zaman eşlik eden bir psikolojik özellik olarak kabul edilir.
Bazı uzmanlar ise aleksitimiyi iki gruba ayırır:
1. Birincil Aleksitimi
Bu durum daha çok nörolojik veya biyolojik nedenlere bağlıdır. Kişinin duyguları işlemesini sağlayan beyin bölgelerinde farklılıklar olabilir.
2. İkincil Aleksitimi
Bu durum ise genellikle travma, stres veya psikolojik savunma mekanizmaları sonucu gelişir.
İnsan Neden Duygu Körlüğü Yaşar?
Aleksitiminin ortaya çıkmasında tek bir neden yoktur. Genellikle biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin birleşimi sonucu gelişir.
1. Çocukluk Travmaları
Aleksitiminin en önemli nedenlerinden biri çocukluk döneminde yaşanan travmalardır.
Örneğin:
Duyguların bastırıldığı aile ortamları
Sevgi ve ilgi eksikliği
Fiziksel veya duygusal ihmal
Şiddet
Aşırı otoriter ebeveyn tutumları
Bu tür ortamlarda büyüyen çocuklar zamanla duygularını bastırmayı öğrenir. Çünkü duygularını ifade ettiklerinde eleştirilir veya cezalandırılırlar.
Bu nedenle yetişkinlikte duygularını tanımakta zorlanabilirler.
2. Ailede Duygusal İletişimin Zayıf Olması
Bazı ailelerde duygular konuşulmaz.
Örneğin:
“Ağlama güçlü ol”
“Erkekler ağlamaz”
“Duygusal olmak zayıflıktır”
gibi mesajlar çocukların duygusal gelişimini olumsuz etkiler.
Sonuç olarak birey duygularını ifade etmeyi öğrenemez.
3. Travma ve Yoğun Stres
Travmatik olaylar insanın psikolojik savunma mekanizmalarını harekete geçirir.
Bunlar arasında:
Duyguları bastırma
Duygusal uzaklaşma
hissizleşme
gibi durumlar bulunur.
Bu süreç uzun süre devam ederse duygusal farkındalık giderek zayıflayabilir.
4. Nörolojik Faktörler
Bazı araştırmalar aleksitimide beynin belirli bölgelerinin rol oynadığını göstermektedir.
Özellikle:
Prefrontal korteks
Limbik sistem
duyguların işlenmesinde önemli rol oynar.
Bu bölgelerdeki işlevsel farklılıklar duyguların tanımlanmasını zorlaştırabilir.
5. Modern Yaşam ve Duygusal Yabancılaşma
Günümüz toplumunda insanlar giderek duygusal olarak birbirlerinden uzaklaşmaktadır.
Bunun bazı nedenleri:
Teknoloji bağımlılığı
Yoğun iş hayatı
bireyselleşme
sosyal ilişkilerin zayıflaması
Bu durum insanın kendi iç dünyasıyla temasını azaltabilir.
Sosyolojik açıdan bakıldığında bu durum duygusal yabancılaşma olarak da değerlendirilmektedir.
Aleksitimi Bireyin Hayatını Nasıl Etkiler?
Duygu körlüğü yaşayan bireyler hayatın birçok alanında zorluk yaşayabilir.
1. İlişkilerde Zorluk
Duyguların ifade edilememesi ilişkilerde önemli problemlere yol açabilir.
Örneğin:
Partnerini anlamakta zorlanma
Empati kuramama
duygusal mesafe
Bu durum ilişkilerin zayıflamasına neden olabilir.
2. Psikosomatik Hastalıklar
Duygular ifade edilmediğinde çoğu zaman bedensel belirtiler ortaya çıkar.
Örneğin:
baş ağrısı
mide problemleri
kas gerginliği
kronik yorgunluk
Bu nedenle aleksitimik bireyler sık sık fiziksel şikayetlerle sağlık kurumlarına başvurabilir.
3. Karar Verme Güçlüğü
Duygular karar verme sürecinin önemli bir parçasıdır.
Duygularını tanımayan bireyler:
ne istediklerini anlamakta
hayat yönlerini belirlemekte
zorlanabilirler.
Aleksitimi Tedavi Edilebilir mi?
Aleksitimi tamamen ortadan kaldırılması zor olsa da duygusal farkındalık geliştirilebilir.
Bunun için bazı yöntemler kullanılmaktadır.
Psikoterapi
Özellikle:
psikodinamik terapi
bilişsel davranışçı terapi
duygu odaklı terapi
bireyin duygularını tanımasına yardımcı olabilir.
Duygu Günlüğü
Kişinin her gün şu soruları yazması önerilir:
Bugün ne yaşadım?
Bu olay bana ne hissettirdi?
Bu duygunun nedeni ne olabilir?
Bu yöntem duygusal farkındalığı artırabilir.
Sanat ve Yaratıcı İfade
Resim, müzik, yazı gibi yaratıcı faaliyetler duyguların ifade edilmesine yardımcı olabilir.
Bu yöntemler özellikle terapide sıklıkla kullanılmaktadır.
Kısaca Özetlersem; Aleksitimi yani duygu körlüğü, bireyin duygularını tanıma ve ifade etme becerisinin zayıf olmasıyla karakterize edilen psikolojik bir durumdur. Tek başına bir ruhsal hastalık olarak kabul edilmese de birçok psikolojik problemle ilişkili olabilir.
Bu durumun ortaya çıkmasında çocukluk travmaları, aile tutumları, stres, nörolojik faktörler ve modern yaşamın getirdiği duygusal yabancılaşma önemli rol oynar.
Duygular insanın iç dünyasının pusulasıdır. Bu pusula kaybolduğunda insan ne hissettiğini, ne istediğini ve nereye yönelmesi gerektiğini anlamakta zorlanır. Bu nedenle duygusal farkındalık yalnızca psikolojik sağlık için değil, insanın kendini tanıması ve anlamlı bir hayat kurabilmesi için de hayati öneme sahiptir.
Doğan, T. (2018). Duygusal farkındalık ve aleksitimi. Ankara: Pegem Akademi.
Türk Psikologlar Derneği Yayınları
Goleman, D. (2016). Duygusal Zeka. Varlık Yayınları
Taylor, G. J., Bagby, R. M. (2013). Alexithymia and Emotional Awareness.
Yalom, I. (2018). Varoluşçu Psikoterapi.