Nefes alabiliyorken nefesin değerini bil, Yiyebiliyorken sağlığın kıymetini bil, Görebiliyorken dünyayı gez

Ben bu yazıyı yazdığım dönemde "Çocuklar Duymasın " Dizisinin filozofu Mustafa Ali'si Mufit Can SAÇINTI'nin hayat dolu sözleri ve yine "Mandıra Filozofu" filimindeki repliklerden esinlenerek yazmıştım. Heygidi günler hey!

Rasim Oztekinede Allah'tan rahmet diliyorum.

"Hayat"yaşamak için gerçekten güzel  Yazım aşağıdaki gibidir.İyi okumalar.

Hayat'in kuralı! Nefes alabiliyorken nefesin değerini, yiyebiliyorken sağlığın, gorebiliyorken gezmeyi unutma.Bunlari yapmadiysan yaşadım yada yaşıyorum deme

Hayatın Kuralı:

Nefes Alabiliyorken Nefesin Değerini Bilmek

İnsan hayatı çoğu zaman farkına varamadığımız küçük ama çok değerli anlardan oluşur. Günlük hayatın koşuşturması içinde çoğu zaman en temel nimetleri bile sıradan görmeye başlarız. Oysa hayatın gerçek değeri, sahip olduğumuz şeyleri kaybetmeden önce fark edebilmekte saklıdır. Nefes alabilmek, sağlıklı olabilmek, yürüyebilmek, görebilmek ve dünyayı gezebilmek… Bunlar çoğu zaman insanın üzerinde düşünmeden yaşadığı sıradan durumlar gibi görünür. Fakat aslında hayatın en büyük zenginlikleri tam da bunlardır.

Hayatın en temel kuralı şudur: Sahip olduğun şeylerin değerini, onları kaybetmeden önce bilmek.

İnsan çoğu zaman hayatın büyük hedeflerinin peşinde koşarken küçük ama hayati olan şeyleri gözden kaçırır. Daha çok para kazanmak, daha iyi bir kariyer yapmak, daha büyük bir ev almak gibi hedefler hayatın merkezine yerleşir. Bu hedeflerin hiçbirisi yanlış değildir; ancak insan bu hedefler uğruna hayatın kendisini kaçırdığında, geriye sadece yorgunluk ve pişmanlık kalır.

Nefes Alabiliyorken Nefesin Değerini Bilmek

Nefes almak, insanın doğduğu andan itibaren yaptığı en doğal eylemdir. O kadar doğaldır ki çoğu insan bunun üzerinde hiç düşünmez. Oysa nefes almak aslında hayatın en büyük mucizesidir. Sağlıklı bir insan dakikada yaklaşık 12-20 kez nefes alır. Bu basit gibi görünen hareket, insanın yaşamını sürdürebilmesi için vazgeçilmezdir.

Fakat nefesin değeri çoğu zaman ancak bir hastalık ortaya çıktığında anlaşılır. Nefes almakta zorlanan bir insan için temiz hava, yürüyebilmek, rahatça konuşabilmek bile büyük bir nimet haline gelir. Oysa sağlıklı insanlar bu nimetin farkında olmadan yaşamaya devam ederler.

Bu nedenle insanın zaman zaman durup kendine şu soruyu sorması gerekir:

Gerçekten yaşadığımın farkında mıyım, yoksa sadece nefes alıp vermekle mi meşgulüm?

Hayatı gerçekten yaşamak, sadece var olmak değildir. Hayatı yaşamak; fark etmek, hissetmek, şükretmek ve değer bilmektir.

Sağlığın Değeri

Sağlık, insanın sahip olduğu en büyük hazinelerden biridir. Sağlıklı bir beden ve zihin, hayatın bütün alanlarını doğrudan etkiler. İnsan sağlıklı olduğunda çalışabilir, üretebilir, sevdikleriyle vakit geçirebilir ve hayallerinin peşinden gidebilir.

Ancak sağlık çoğu zaman kaybedildiğinde fark edilen bir değerdir. Hastanelerde geçirilen bir gün bile insanın bakış açısını değiştirebilir. Birçok insan hastalandığında şu cümleyi kurar:

“Meğer en büyük zenginlik sağlıkmış.”

Modern hayatın hızlı temposu, stresli çalışma koşulları ve düzensiz yaşam alışkanlıkları insan sağlığını tehdit etmektedir. İnsanlar çoğu zaman iş yoğunluğu nedeniyle uyku düzenini bozar, sağlıksız beslenir ve hareket etmeyi ihmal eder. Oysa sağlığın korunması için yapılması gereken şeyler aslında çok basittir: düzenli uyumak, dengeli beslenmek, hareket etmek ve ruh sağlığını korumak.

Sağlıklı olmak sadece hastalıkların olmaması değildir. Sağlık; bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan iyi olma halidir. Bu nedenle insanın hem bedenine hem de ruhuna iyi bakması gerekir.

 

Görebiliyorken Gezmenin Önemi

İnsan dünyaya merak duygusuyla gelir. Yeni yerler görmek, farklı kültürleri tanımak ve dünyayı keşfetmek insanın doğasında vardır. Ancak birçok insan hayatın yoğunluğu içinde bu merak duygusunu bastırır ve kendisini günlük rutinlere hapseder.

Oysa gezmek sadece eğlenmek değildir. Gezmek aynı zamanda öğrenmektir. İnsan yeni yerler gördükçe düşünce dünyası genişler, farklı insanları tanıdıkça empati yeteneği gelişir. Bir şehrin sokaklarında yürümek, bir köyde yaşayan insanların hayatını görmek veya bir doğa manzarasının karşısında durmak insanın ruhuna iyi gelir.

Gezmek, insanın dünyaya bakışını değiştirir. İnsan farklı yaşamları gördükçe kendi hayatının değerini daha iyi anlar. Bu nedenle fırsat buldukça gezmek, yeni yerler görmek ve dünyayı keşfetmek insanın kendisine yaptığı en büyük yatırımlardan biridir.

Hayatı Ertelemek

Birçok insan hayatını sürekli erteler. “Bir gün gezeceğim”, “Bir gün dinleneceğim”, “Bir gün kendime zaman ayıracağım” gibi cümleler hayatın en yaygın cümleleri haline gelmiştir. Fakat çoğu zaman o “bir gün” hiçbir zaman gelmez.

Hayatı ertelemek aslında insanın kendisine yaptığı en büyük haksızlıklardan biridir. Çünkü hayat beklemez. Zaman sessizce ilerler ve geri gelmez. İnsan bugün yapabileceği şeyleri yarına bıraktığında aslında hayatından bir parça kaybetmiş olur.

Bu nedenle insanın hayatın değerini anlayabilmesi için anı yaşayabilmesi gerekir. Anı yaşamak sorumsuzluk değildir. Tam tersine hayatın farkında olarak yaşamaktır.

Şükretmenin Gücü

Hayatta sahip olduğumuz şeylerin değerini anlamanın en önemli yollarından biri şükretmektir. Şükretmek sadece dini bir kavram değildir; aynı zamanda psikolojik bir güçtür. Şükreden insan sahip olduklarına odaklanır ve hayatın olumlu yönlerini görmeye başlar.

Araştırmalar, şükretme alışkanlığı olan insanların daha mutlu ve daha sağlıklı olduklarını göstermektedir. Çünkü şükretmek insanın zihnini olumlu düşüncelere yönlendirir.

Bir sabah uyandığınızda nefes alabildiğinizi fark etmek, yürüyebildiğinizi görmek ve sevdiklerinizin yanında olduğunu bilmek aslında büyük bir zenginliktir. Bu zenginliği fark eden insanlar hayatı daha anlamlı yaşarlar.

Gerçekten Yaşamak Nedir?

Gerçekten yaşamak, sadece yılların geçmesi değildir. Gerçekten yaşamak; fark etmek, anlamak ve değer bilmektir. İnsan yıllarca yaşayabilir ama hayatın tadını hiç alamayabilir. Bunun tam tersi de mümkündür: kısa bir hayat ama dolu dolu yaşanmış bir ömür.

Hayatı dolu dolu yaşamak için çok büyük şeylere gerek yoktur. Bazen bir dostla yapılan samimi bir sohbet, bazen doğada yapılan kısa bir yürüyüş, bazen de aileyle geçirilen sade bir akşam yemeği insanın hayatına anlam katabilir.

Önemli olan hayatın küçük anlarını fark edebilmek ve onları yaşayabilmektir.

 

  • Kısaca özetlersem 

Hayat aslında çok basit bir gerçeği bize sürekli hatırlatır:

Sahip olduklarının değerini bil.

Nefes alabiliyorken nefesin değerini bil.

Sağlıklıyken sağlığın kıymetini bil.

Görebiliyorken dünyayı gezmeyi unutma.

Çünkü hayatın en büyük pişmanlıkları genellikle yapılmayan şeylerden doğar. İnsan çoğu zaman kaybettikten sonra fark eder. Oysa hayatın gerçek bilgeliği kaybetmeden önce fark edebilmektir.

Bu nedenle hayatın kuralı şudur:

Nefes alabiliyorken nefesin değerini bil.

Yiyebiliyorken sağlığın kıymetini bil.

Görebiliyorken dünyayı gezmeyi unutma.

Eğer bunları yapmadıysan, sadece yaşamış olursun.

Ama bunları yapabildiysen işte o zaman gerçekten yaşamış olursun.